'Doğrusu bu ya, Seden bir yıldız fabrikatörüydü. Onun kamerasının önünden geçerek şöhret basamaklarını tırmanmayan ünlü yok gibidir. Bir Ayhan Işık, bir Belgin Doruk, onun kamerasının önünden geçerek yıldız olmuşlar ve yıldızcılık sistemine önayak olmuşlardır. İzzet Günay, Türkan Şoray, Fatma Girik, Ediz Hun, Fikret Hakan, Eşref Kolçak, Ajda Pekkan, Turan Seyfioğlu, Feridun Karakaya, Ahmet Mekin, Leyla Sayar, Nilüfer Aydan, Vahi Öz, son yıllarda Ümit Belen, Aydan Şener, Hülya Avşar, Berna Laçin ve daha niceleri…”
1960 yılında daha çok kendine has geliştirdiği, belirli bir anlayış içinde filmlerini çeken ünlü yönetmen gerek bu yılların sonlarına doğru gerekse 70’li ve 80’li yıllarda gelişen sinema anlayışına ve tekniklerine kolaylıkla uyarak kendini sürekli yenilemeye devam etti. Belki de bu onun en büyük özelliklerinden biriydi. /…/ Oldukça kültürlüydü. Bunu yıllardır vazgeçemediği kitap okuma sevdasına borçluydu. Evinin hemen her odasında bulunan kütüphanesinde neredeyse 8 bin adet eser vardı ve bunların içinde okumadığı kitap yoktu. Her türden kitaba rastlayabilirdiniz onun kütüphanesinde. Psikolojiden tutun da eski İstanbul kahvehanelerini anlatan, sanat ve edebiyattan tutun da siyasete kadar varan birçok türde yerli ve yabancı kitap mevcuttu.'
(Kitaptan)
Osman Fahir Seden'le Türk Sineması'nda Düet
Gülşah Nezaket Maraşlı
Elips Yayıncılık
Ankara- 2006
0 312 447 04 57