Yazarlar
Yılmaz Güney Bile Para Etmiyor!
Şimdikiler Film mi?
Yücel Çakmaklı’yı Anarken…
Dikkat! Bu Film Pür Dikkat İzlenmeli!

Film Gibi
Zor Filmlerin Mimarı: Zeki Ökten
Anlattığı bizden insanların öyküleridir. Bu toplumsal güldürülerle ağırdan ağıra bir yol alsa da bir gün hedefi 12'den vuracaktır. İşte ‘Sürü’ hedefe atılan ilk yaman kurşundur.
Anket
Sinemacılarla yapılan açılım toplantısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok yararlı olacak
Yararlı olabilir
Muhatap alınması olumluydu
Oy almaya yönelikti
Gereksizdi

Sine-Kitap
Belki Şehre Bir Film Gelir

Suat Köçer, ‘Belki Şehre Bir Film Gelir’ isimli yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıktı. Köçer, son on yılın Türk filmlerine dair eleştirilere yer verdiği kitabında ilginç tespitlerde bulunuyor.
Ana Sayfa > > Film-Kritik
Nedir Cebrail’in Hollywood’dan Çektiği!

Fatih Atlas
atlasfatih@gmail.com
Tarantino filmlerindeki zekânın Stewart’ın Kıyamet Melekleri’nde esamesi okunmuyor. Olay örgüsü ve kamera kullanımı 3.sınıf Amerikan filmlerindeki gibi. Bilgisayar efektli sahneler filmi kurtarmaya yetmemiş.
 
 
Bu yazı 1216 defa okunmuştur.

Amerikalıların kıyamet senaryoları üretme konusundaki çalışmalarının takdiri hak ettiğini söylemeliyim. 2000’li yıllara doğru kıyametle ilgili filmlerin sinemalara akın ettiğini görmüştük. Bu filmlerin bazıları ateist inanç üzerinde bilimsel veriler doğrultusunda kurgulanırken bir kısmı da Amerikan Hıristiyanlığının gümüş perdeye yansımasıydı. 2000’li yıllarda Hıristiyanların bekledikleri olmadı, kıyamet konulu filmler bir süre rafa kaldırıldı.

Sonraki yıllarda “Küresel Isınma” diye bir kavram ortaya atıldı. İnsanoğlunun dünyanın anasını ağlattığı ve sıranın insanının anasının ağlamasına geldiği üzerine haberler, belgeseller ve sinema filmleri karşımıza çıktı.

Peki, ne oldu?

Küresel ısınmanın da en az domuz gribi kadar şaibeli olduğu gündeme geldi. Geçtiğimiz aylarda bazı bilim adamlarının küresel ısınma diye bir şeyin olmadığı yönünde açıklama yaptıklarını hatırlatmak isterim. Hollywood insanların korkularında kazanç sağlamayı iyi biliyor. Bu filmler para getirdikçe kıyamet-şeytan-doğal felaket üçgeni üzerinde daha çok film izleyeceğiz sanırım.

Bu hafta vizyona giren Kıyamet Melekleri (Legion) insanların korkularından beslenen, saçma sapan düşünceler üzerine kurulu başarısız bir film. Yazının başından filmi bu kadar kötülediysem niye bu yazıyı yazdım diye düşünebilirsiniz. Belki bu yazıyı okuyup bu berbat filme gitmenize engel olabilirim ve Amerikalıların anlamsız düşüncelerden para kazanılmayacağına ilişkin ufak bir görüş oluşturabilirim. Daha da önemlisi; birinin bunu yapması gerekiyordu!

Filmi izlemeyeceğinizi öngörerek filmin konusu hakkında kısa bir özet geçmeliyim;

‘Tanrı insanoğlundan ümidini kesmiştir. Nuh tufanıyla akıllanmayan insanların dünya üzerinden silinmesine karar verilmiştir. Daha önce doğal felaketlerle yok edilen insanlar şimdi meleklerin gazabına uğrayacaktır. Tanrı’nın emirlerine sadece Mikail (Michael) karşı çıkmıştır. Babası belli olmayan bir çocuğun insanoğluna ümit olacağına ve Tanrı’yı mutlu edeceğine inanmaktadır Mikail. Cebrail ve diğer meleklerin gazabından bu çocuğu korumak için kanatlarını feda eder ve savaş başlar.’

2005 yılında vizyona giren Keanu Reeves ve Rachel Weisz’in başrollerini paylaştığı Constantine isimli bir film vardı. Bu filmde Cebrail Tanrı’yı mutlu etmek için Şeytanın oğluyla işbirliği yapıp insanlara bir ders vermek istiyordu. Cebrail’e göre insanlar korkutulmadan Tanrı’ya inanmayacaklardı ve bunu en iyi yapacak Cehennem sakinleriydi. Hıristiyanlığın cennet ve cehennem inançlarını oldukça iyi betimleyen bol aksiyonlu çizgi roman tadında vasat bir filmdi. Elbette İslam inancıyla örtüşen bir yanı yoktu. Tıpkı Legion gibi. Nedense iki filmde de Cebrail için kötü bir portre çizilmiş. Constantine’de aptal bir hain, Kıyamet Melekleri’ndeyse vizyonu olmayan, merhametsiz bir melek olarak betimlenmiş. Açıkçası bu tavrı açıklayacak herhangi bir görüş üretemiyorum. Ama bu durum iki filmi izlerken de beni oldukça rahatsız etmişti. Meleklerin insanların içine girerek onları zombileştirmesi de Cebrail betimlemesi kadar saçma bir düşünce.

Scott Stewart’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği ilk film Legion. Film başladığı andan itibaren daha önce izlediğiniz bazı filmler aklınıza geliyor. Yönetmen Tarantino’nun yaptığı gibi başka filmlere göndermeler yaparak post modern sinemanın izdüşümünde bir yapıt ortaya koymaya çalışmış. Bu konuda pek başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Tarantino filmlerindeki ince zekânın Stewart’ın Kıyamet Melekleri’nde esamesi okunmuyor. Olay örgüsü ve kamera kullanım yöntemi 3.sınıf Amerikan filmlerindeki gibi. Bilgisayar efektleriyle süslenmiş sahneler filmi kurtarmaya yetmemiş.

Filmin zayıf yönlerinden bir diğeri de oyunculuk. ‘Hızlı ve Öfkeli: Tokyo Yarışı’ filminden hatırlayacağınız Lucas Black sanki silah zoruyla rol yapıyor. Mikail rolünde karşımıza çıkan Paul Bettany bazı çevrelerin abarttığı kadar iyi bir oyuncu değil. Ama İngiliz soğukluğunu yansıtan iyi bir yüz. Dennis Quaid, geçmişinden pişman olmuş baba rolüne iyi oturmuş. Bir de Cem Yılmaz’ın bir gösterisinde aklıma soktuğu şişman ve gözlüklülerin hep ilk ölenlerden olduğu kuralı bu filmde de uygulanmış. Charles S. Dutton canlandırdığı Percy Walker karakteri gözlüklü olmasa da şişman olduğu için bu kural doğrultusunda kurban edilmiş. Sanırım Amerikalılar şişmanlara bu şekilde zayıflamaları için baskı uyguluyorlar.

Sonuç olarak; Kıyamet Melekleri, sinemaya gidip para verilecek bir film değil. Benim düşüncelerime katılmayabilirsiniz ama filmi izlerken sıkılacaksınız.

Çünkü film gerçekten başarısız!



  Yorumlar
Bu yazıya şu ana kadar hiç yorum yapılmamış.
Tüm Hakları Saklıdır. Portal Yazılımı A.Fatih UYLAŞ