Bir gün İsveçli ünlü yönetmen İngmar Bergman ile Öztürk Serengil karşılaşırlar. Bergman, Serengil'e, "Kaç filmde oynadığını" sorar. Serengil "Dört yüz film" der. Bunun bir çeviri hatası olduğunu sanan Bergman bir daha sorup gene aynı cevabı aldığında, "Yahu insan hayatında o kadar fotoğraf çekemez. Sen nasıl oynadın?" der. Serengil daha sonra meşhur aksanıyla olayı şöyle aktaracaktır: "Beş yüz diyecektim de adam kalpten gider diye korktum."
İş bu hikayede de görüldüğü gibi Türk sinemasının doksanlı yıllara kadarki üretkenliği, "azami" ölçülerin de üstündedir. Altmışlı yıllarda avantür sinema, yetmişli yıllarda melodramlar, seksenlerde ise seks filmleri revaçtadır. Kıyasıya bir rekabet söz konusu olduğu için daha hızlı çekip, vizyona ilk filmi sokma hevesindeki yapımcılar yaklaşık bir hafta gibi bir sürede bir filmi bitirirlerdi. Türk sinemasının bu dönemi "Yeşilçam" adıyla toptan bir paket haline getirilip, doksanlı yıllardaki yeni kuşak yönetmenlerce redd-i miras edilmiştir. Bu dönem toplumcu gerçekçi yapımlara Tunç Başaran'ın ‘Uçurtmayı Vurmasınlar’ , Halit Refiğ'in ‘Karılar Koğuşu’ örnek verilebilir.
Yeni akım yönetmenleri, yüzeysel sinemayı reddetmiştir. Dönemin aydın bakışına 1990 yapımı "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni" filminde tanıklık ediyoruz. Bu filmin konusundan bahsetmemiz gerekir zira yeni kuşak yönetmenlerin "Yeşilçam" sinemasına bakışını özetleyen bir yapım. Filmde karikatürüze edilen bir yeşilçam yönetmeni vardır. Bir Yavuz Turgul filmi olan "Aşk filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni'nin başrolündeki Haşmet Asilkan eğitimsiz, avam ve işin mutfağından bihaber yüzeysel bir yönetmendir. Dönemlere bukalemun gibi yansır, ney revaçta ise onu çeker. Doksanlı yıllarda da toplumsal gerçekçi bir film yapmaya çalışıp, eline yüzüne bulaştırır. Bu filmdeki yönetmen figürü ile bir nevi Yeşilçam'dan intikamını alan yeni nesil yönetmenlerin bakış açısı, dönemin şartları gereğidir. Yeşilçam'ı küçümseyen bu elitist yaklaşım günümüzde de devam etmektedir.
Almadovar'ın son filmi "Kırık Kucaklaşmalar" ülkemizde vizyona girdi. Yeşilçam melodramlardan hiç bir farkı olmayan film büyük övgü aldı. Biz de bu durum karşısında sinemamızın kıymeti bilinmemiş "kült" filmlerinden birini ‘Korkusuz Korkak'ı ve absürd sinemanın önemli ismi Natuk Baytan'ı anlatalım istedik.
Natuk Baytan
Tarih ve komedi filmleri çekmiş bir Yeşilçam yönetmenidir. Yavuz Turgul'un "Aşk filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni" adlı yapımda karikatürüze ettiği figürün aksine, mekteplidir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji bölümü mezunu olduktan sonra sinema sevdasıyla aventür filmler çekmeye başlar. Sonraları tarihi filmler de çeken Baytan, ustalık döneminde Kemal Sunal ile bir çok absürd filme imza atar. Baytan, yaptığı kaliteli çalışmalarla sınırını kendisi belirlemiştir. Teknik açıdan sinemamıza yaptığı çok büyük bir iyilik vardır. Tiyatro geleneğinden gelen yönetmenler kamerayı statik bir şekilde, sadece görüntü alma aracı olarak kullanırlardı. Baytan filmlerinde ise kamera daima dinamiktir. Kamera, oyuncu ile birlikte hareket eder, ani zoomlarla olay akışına dahil olur. Geçişler sırasında daima bir atraksiyon ve hareket vardır. Böylelikle izleyici filmin içine daha rahat girip, kendini olaya katar. Teknik başarılarının yanına bir de dünya sinemasının en önemli "absürd film" yönetmenlerinden biri olma payesini ekler.
Karakter yaratmada çok başarılı bir yönetmendir. Karakterlerinin isimleri ve farklı kişilikleri vardır. Korkusuz Korkak filmindeki kudretli mafya babasının aynı zamanda limon gördüğünde tikinden dolayı süt dökmüş kedi gibi olması, kiralık katilin işine sadakati gereği hastalanan maktülünü iyileştirmesi, korkak ve pısırığın teki olan Mülayim'in ( ki ismiyle müsemma ) ölüm haberini aldıktan sonra kahraman olması vs... Bu karakterlerde zıtlıklar ortak paydada eritilmiş. Böylelikle katmanlı bir karakter ortaya sunulup, izleyicideki merak duygusu perçinlenmiştir.
Meşhur filmi Korkusuz Korkak’taki absürd anlayış büyük bir ustalıkla işlenmiştir. Mantık hiç bir zaman arka plandan uzaklaşmamış ve 90 dakikalık film de aksiyon hiç azalmamıştır. Coen biraderlerin her filmini ikinci, üçüncü izleyişte nasıl bir çok ayrıntı göze çarpıyorsa, Natuk Baytan ile Kemal Sunal'ın ekol haline gelen her filminde de bir çok ayrıntı vardır. Karakterlerin isimlerinden profillerine, olayları algılayışlarından, totem anlayışlarına kadar birbiriyle ilgili bir çok bağlantı vardır. Yönetmen filmlerini saygı duyarak incelikle yaratmış, işinde büyük bir başarı kazanmıştır.
Bu çığır açmış yönetmenimizin ismi belki unutulacak, ama hiç bir zaman filmlerindeki toplumsal eleştiri, inceden inceye yer alan mizah eskimeyecektir. Bu filmler bizim resmedilmiş kahkahamız gibidir. Belki de Baytan’ın en büyük başarısı, o kahkahayı zamana kaydetmekteki başarısıydı. Kendisi de o kahkahayla birlikte sinemamızın tarihine kaydoldu…
‘Korkusuz Korkak’ bir acayip kahramanları
Kız İsmet
Tango Necla
Ayı Abbas
Marmara Kazım
Gardrop Fuat
Kara Erol
Urfalı Abdi
Manyak Rıfat
Palabıyık Rocky
Dikiştutmaz Sabri
Karamürselli Deli Hamdi
Pilavcı Cengiz
Kerpeten Hüsnü
Duba Hüsnü
Ahlaksız Avni
Karbonat Erol
Vagon Necmi
Opel Necati
Adnan Bıçakçı
Hikmet Görkem
Komodin Bahattin
(Gerçek Hayat)