Yazarlar
Yılmaz Güney Bile Para Etmiyor!
Şimdikiler Film mi?
Yücel Çakmaklı’yı Anarken…
Dikkat! Bu Film Pür Dikkat İzlenmeli!

Film Gibi
Zor Filmlerin Mimarı: Zeki Ökten
Anlattığı bizden insanların öyküleridir. Bu toplumsal güldürülerle ağırdan ağıra bir yol alsa da bir gün hedefi 12'den vuracaktır. İşte ‘Sürü’ hedefe atılan ilk yaman kurşundur.
Anket
Sinemacılarla yapılan açılım toplantısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok yararlı olacak
Yararlı olabilir
Muhatap alınması olumluydu
Oy almaya yönelikti
Gereksizdi

Sine-Kitap
Belki Şehre Bir Film Gelir

Suat Köçer, ‘Belki Şehre Bir Film Gelir’ isimli yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıktı. Köçer, son on yılın Türk filmlerine dair eleştirilere yer verdiği kitabında ilginç tespitlerde bulunuyor.
Ana Sayfa > > Betül Dündar
Biz Geri Zekâlı mıyız?
Betül Dündar
telestirmen@hotmail.com
 
 
Bu yazı 447 defa okunmuştur.

Evvela uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Umarım sağlınız sıhhatiniz iyidir, huzurunuz yerindedir. İnşallah sitemizin yenilenen yüzüyle sizlere burada yazılarımı daha kısa periyotlar içerisinde ulaştırmaya çalışacağım. Malumunuz üzere televizyonlarımız yeni yayın dönemine girdiği için ne var ne yok diye merak edip izlemekteyim. Özellikle yeni yayın döneminin yeni dizilerinin ilk bölümlerini mutlaka izlemeye çalışıyorum. Çünkü bir dizinin aldığı reyting bana göre izleyici kitlesinin seviyesini belirliyor. Bir dizi yayınlanıyor ertesi gün hemen reytinglere bakıyorum ne kadar izlenmiş kaçıncı sırada yer almış diye. Şimdi bu konuda biraz hasbi hal edelim.

Bir kere 4 sezondur ha döküldü ha dökülecek diye beklediğimiz ama bir türlü dökülemeyen yaprakları izlemekten millete gına gelmemiş olacak ki, Yaprak Dökümü adlı şahane dizimiz hala 15 reytingle birinci sırada yer alıyor. Vallahi içimiz Ferhunde dışımız Şevket, bir yanımız Leyla, diğer yanımız Necla oldu ama hala doyamadık izlemeye. Azizim o ne muhteşem senaryodur, o ne zekice yazılmıştır, o ne açılımlar barındırıyor ki içinde bu kadar insan izliyor onu. Yani Lost’un senaristleri bu reytingleri görse “biz de dizi mi yapıyoruz” diye kendi kendilerine dövünürler. Öyle zaman atlamalardan, teorilerden, felsefeden vazgeçip direk bizden öykünerek dizi yazarlar şüpheniz olmasın. Neyse efendim bu muhteşem yaprakları dökülmeyen diziyi bir yana bırakıp bir diğer dizimiz olan Bir Bulut Olsam’a geçelim. İzleyeniniz var mı bilmem, ama ben bir bölüm izledim geçenlerde ve olayı çözdüm. Narin adlı saf numarası yapan zeki bir haspam var, doktoru, öğretmeni, köyün delisi hepsi onun peşinde. Hatun henüz ilk okul mezunu, maalesef hiçbir yeteneği yok ama nasıl oluyor bilmiyorum, külkedisi misali ezilip süzülüp büzülüyor ve onca adamı kendisine aşık ediyor. Üstelik köyün delisi buna tecavüz ediyor, öğretmen olan kocası da onun travmasına aldırmadan “benle beraber olacaksın, karı koca gibi yaşayacağız” diyerek tecavüz ediyor ve doktorumuz da ya nasip ya kısmet diyerek bekliyor. Ha tabi hanım kızımız üç aylık hamile olduğunu fark etmeyecek kadar da bedenini tanımaktan aciz. Aman hemen kızmayın, zira senaristimizin büyük bir derdi var. Doğu Anadolu’da yaşayan kadının sorunlarını dile getiriyor. Orada kadın dövülüyor, eziliyor, köle yerine konuyor, eşya gibi satılıyor siz bilmiyorsunuz bunları. Tabi senaristimiz de tam bir kahramanlık örneği gösterip doktor efendiyi batıdan alıyor oraya gönderiyor ki o toprakları ıslah etsin ve sorunları şıp diye çözsün. Çünkü batıda kadın hiç ezilmiyor, herkes modern modern yaşıyor. Genç kızlar kendilerini evli erkeklere peşkeş çekmiyorlar. Aileler genç yaştaki kızlarının zengin çocuklarıyla ileri derecede ilişki kurmasına izin vermiyorlar. Böylelikle zengin, kendini bilmez, insanlıktan çıkmış o çocuklar sevgililerini ayin yapar gibi öldürüp, kafalarını kesmiyorlar. Hukuk profesörü zat (İstanbul Üniversitede hocadır kendisi) yine profesör olan eşini hiç dövmüyor. Aman size diyeyim, iş arkadaşınız, komşunuz, alış veriş yaptığınız bakkal, manav, doğu şivesiyle konuşuyorsa kaçın derim. Zira geçen gün Es-Es adlı dizide izledim. Maazallah eli silahlı Diyarbakır’dan mı artık Mardin’den mi (ne de olsa bize hepsi bir) gelmiş bilemedim, işte öyle bir sakallı herif, düşmüş gencecik kızın peşine onu okuma hakkından edecek, köye götürüp dan dan dan…Çok korktum inanın. Bu doğuluların hepsi aynı. Hep dizilerde görüyoruz ya, hepsi eli silahlı psikopat. Çok şükür Allah’a biz batıda yaşıyoruz nezih nezih, komşularımız çocuklarımızı kaçıracak kadar, evimizi soyacak kadar sapık değil. 70 yaşındaki fabrikatörler 17 yaşındaki genç kızlarla evlenmiyor ne de olsa. Aydın insanlarımız eşlerini aldatmıyor, sanatçılarımız çok güzel örnek teşkil ediyorlar çoluğumuza çocuğumuza. Üstelik de mürekkep yalamış, kalem yutmuş, kitap yemiş insanlarız ne ala. 

Ha bir de ‘Unutulmaz’ diye iyi dizilerin alamet-i farikası bir yapım var. Ailecek oturup izlememiz gerekiyor inanın. İki kız kardeş arasında bir yağız delikanlı. Adam küçüğüne aşık ama büyüğüyle evlenmek zorunda. Üstelik küçüğü ondan bebek bekliyor, ama naspın kızcağız aşkını bir kenara bırakıyor, namusu (!) ve iffeti (!) adında başka bir oğlanla evlenmeye kalkıyor. Aman anne babaları da pek bir muhafazakâr, pek bir katı. Hatta geri kafalı. Kızlara nefes aldırmıyorlar. Zaten kızlar nefes alamadıkları için oksijen tüpüyle geziyorlar.  Böyle iki sulu gözlü kızımız var ortada bir de üstüne üstlük her ucu bir yana savrulan bir senaryo, bir türlü toparlanamayan bir hikâye...  Aman olsun olsun, başımızdan fazla nede olsa geri zekâlıyız biz, bize bu kadarı da yeter. Ah tabi Ezel’i de izleyelim bu arada. Yeni başladı o da.  Böyle yarı Amerikan yarı eski Türk filmlerinden karma muhteşem bir eser. İzledim, izlemeye doyamadım. O nasıl orijinal hikâye öyle. Genç bir adam zamanında en yakın arkadaşları ve sevgilisi tarafından oyuna getirilmiş ve hapse düşmüş. Sonra nasıl olmuşsa çıkmış çok süper bir gambler olmuş, geçmişisin acısını kumar masasında onlara soracak. Daha neler olacak neler. Cansu Dere de dizi de göz dolduran oyunculuğuyla Meryl Streep’e meydan okuyor. Aman o da kim canım dimi, bizim mankenden bozma Cansu’muz Meryl’iyi döver. Üstelik bizim her şeye meydan okuyan ama bir türlü burnu pislikten çıkmayan, deliler gibi bir oraya bir buraya saldıran Küçük Kadınlar’ımız var. Siz bakmayın onların küçük olduğuna, yaptıkları işler başlarından büyük. Hepimiz bu diziden şunu öğrendik, eğer anne babamız öldüyse ve başımızda erkek yoksa hepimiz birer o… olmaya mahkûmuz. Yaşasın sokaklar, yaşasın yaşlı başlı sapık zengin herifler. Onlar da olmasa ne olurdu Küçük Kadın’larımızın hali. Maazallah Küçük Yosmalar olup çıkıverirlerdi. Ama öyle alınganlık yapmayın hemen, madem anneniz babanız yok, madem işiniz yok tüm yollar mubah size. Yürüyün kim tutar sizi. Biz bu diziyi de reytinglerde birinci yapıp, izleyip izleyip ağlıyoruz. Ne de olsa çok şükür geri zekalıyız. Yahu şükredelim halimize, tüm sosyal sorumlulukları sırtlarına almış, toplumu daha iyiye daha güzele taşımanın sancısını yaşayan, paraları cebe indirme derdinde olmayan yapımcılarımız ve kanal yöneticilerimiz de olmasa nice olurdu halimiz.

Allah korusun… Allah korusun…



  Yorumlar
Yazan : Selcen          25.10.2009 - 01:14

Öyle olmadığımızı umuyorum. Mesela öyle üstün körü yazılmış bu yazılardan daha iyisini hakettiğimizi düşünürsek yok ya öyle değiliz.
Öncelikle bu el ense muhabbeti gibi girişi liseli arkadaşın hemhal olma psikolojisi ile monitörün başına geçmiş olması olarak mı değerlendirmeli.
Mevzu edilen dizileri savunacak değilim; ama bu yazı tam bir ekşi sözlük kulak dolgususu hatta bazı ifadeler copypaste neredeyse. uslüp öyle natural natural yazıyorum havasına 'yosmalar, haspalar' gırla gitmiş. Özgüven iyi bir şey tabi altı Gobi çölü gibi ıssız olmamak kaydıyla. Mevzu edilen konu çorakta değil üstelik, bu kadar beylik değerlendirmelerin ucuzluğuna kaçmak niye. Alternatif olarakta Lost'u yazanları örnek koyuyorsunuz. Ne denir gelin buradan yakalım; ama doğru aynı yazar Slumdog Millionaire'yi de işte film budur diye takdim etmişti. Fazlasını beklemek bizim safdilliğimiz olsa gerek.
Yazan : merve k.          26.10.2009 - 12:01

katılıyorum sayın selcen. ama betül hanım sağolsun pek sever bu tavrı.
Yazan : bilalkurt          26.10.2009 - 15:55

selcen ve merve k. size Betül Hanım'ın yazılarını silah zoruyla falanmı okutuyorlar. Gördüğüm kadarıyla yazarın bütün yazılarını okumuşsunuz hem okumaktan kendinizi alamıyorsunuz hemde bu tür yorumlar yapıyorsunuz. Yoksa bunun neden çekememezlik mi ? Her kesin bir yazım usulunu var bu noktadan hiç kimsenin moralini bozmayas hakkınız yok eleştiri yapacaksanız sevilye bir eleştiri yapın. Daha iyisini yapamadığınız sürece lütfen bu tür komplexli yorumları bırakın.. Son olarak bu yazının başlığını dikkatli okunamızı öneriyorum varsa belki size bir şeyler çağrıştırabilir.
Yazan : merve k.          27.10.2009 - 12:01

siz de bizim yorumlarımızı okumak zorunda değilsiniz bilal bey. top tüfek savunmaya geçmişsiniz maşallah:) noluyoruz..?
Yazan : bilalkurt          27.10.2009 - 17:15

bişey olduğu yok yanlızca sizin gibi böyle tutum sergileyen insanların anlayamayacagı bir yazar desteği benimki sadece.. yapılan yakışıksız tavır karşısında sessizmi duralım hiç tepki vermeyelimmi bumu istediğiniz. yazarı beğenirsiniz beğenmezsiniz ayrı mesele.. bir yazı veya yazara karşı eleştiri olacak elbet fakat kibirle, çekememezlik içeren bir uslupla eleştiri yapılmaz.. sanatdan, sinemadan önce insanlık gelir bunu lüften unutmayalım..
insanların zevkle takip ettiği bilerek isteyerek tıkladığı bir makaleye yakısıksız niyetlerle tıklayarak görüntü kirliliği yapmayın..
Yazan : merve k.          28.10.2009 - 12:23

çirkin yorumunuza diyecek bir şey bulamıyorum bilal bey. bildiğinizi okuyun siz...
Yazan : bilalkurt          30.10.2009 - 09:30

sayın merve k. mevzuyu uzatmaya gerek yok fakat yinede.. gördüğüm kadarıyla başkasına yorum yaparken bol keseden pervasızca sallamak kolay fakat size yapılan bir yorummu hazmetmek bir o kadar zor.. yazar burdaki yorumları okurmu okumazmı pek bilmiyorum fakat belki yazarın sizin gibi yorumlar karsısında ne hissedebileceğini bir nebze olsun anlamıssınızdır.
bu arada sonunda sizin bir noktada anlaştık evet her kes bildiğini-beğendiğini okusun..
Yazan : merve k.          02.11.2009 - 10:57

sizi çirkin üslubunuzla başbaşa bırakıyorum bilal kurt bey. bu size yazdığım son yorum olacak.!
Yazan : rabiayavuz          02.11.2009 - 11:23

yazara karşı anlayışa davet eden bilal bey uyarıyı yaparken çok kibar (!) bir dil kullanmış.
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 11:50

sayın merve k. bence seviyeli yorum yazmayı öğrenene kadar yazdığınız son yorum olsa çok daha iyi olur..
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 12:00

birde sayın merve k. çirkin uslup derken, siz yazdıgınız yorumları hiçmi okumuyorsunuz.. yazı hakkındaki yorumunuzdan tutun diğer yorumlarınıza kadar hem uslubunuza hem içeriğinize birazcık dikkat ederseniz kastettiğim şeyi anlayabilirsiniz. Ayrıca bu mevzuyu bu kadar uzatmamdaki kasıt şahsiniz nezdinde daha 3-5 satır yorum yazmayı beceremeyip bu tür nitelikli yazıları amiyane eleştiren yorumzedelere ! karşı bir sitemdir..
Yazan : kerim balcı          02.11.2009 - 12:09

bilal kardeş, bu işi fazla uzatmadık mı sence? altı üstü bir yorum yazmış hanımefendi. neden bu kadar üsteliyorsun? çok rahatsız oldunsa editöre bir mail atarsın olur biter. ne gerek var bu kadar uzatmaya?
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 12:57

sayın kerim balcı uzatılacak bir mevzu.. zira insanlar her hangi bir şeyi eleştirirken bazen hiç düsünmeden hareket ediyorlar. Karşılarındakinin bir açığını bir yanlışını tabiri caizse kılıç kalkan kuşanarak bekliyorlar. Daha önce söylediğim gibi yazarı beğenirsiniz beğenmesziniz ayrı mesele..yorum yapılacaksa eleştirilecekse yazarın uslubuna değil yazının içeriğine yapılmalı. Eğer uslubunu beğenmiyorsanız gidin beğendiğiniz yazarları okuyun.. Nedir bu çekememezlik..
Söz konusu yorumlar tamamen şımarık bir uslupla yazarın direk şahsına yapılmıştır. Bu noktada sessiz kalmak haksızlığı sineye çekmek daha büyük bir haksızlık olacağından mevzuyu sıkılmadan elimden geldiğinde uzatabilirim.. Bu duruş bu tur yorumzelere karşı bir tavırdır.
Yazan : merve k.          02.11.2009 - 13:10

bakın hep aynı şeyi yapıyorsunuz. hep hakaretamiz ifadeler kullanıyorsunuz. seviye tartışmasını siz başlattınız. ben istediğim yazıyı okur istediğim şekilde yorum yaparım efendim! sitede hangi şartlarlarla yorum yazılabileceği gayet açık. yazımda hakaret de yok aşağılamak ta.

ayrıca madem bu kadar üsluba ve saygıya düşkünsünüz betül hanımın yazılarını dikkatle okuyun. orayı burayı kırıp dökmek konusunda üstüne yok.

120 filmiyle ilgili yazısını okuyun bakalım. aynı filmi hemen üstünde bir köşede bir başka kalem işlemiş (120 ya da kürtler nerede). iki yazıyı yanyana koyun ve o zaman başkalarının yorumlarındaki kıskançlığı filan yazmaya çalışın.

ben yazıdaki fikri değil betül hanımın hoyrat üslubunu eleştirdim. ama maşallah sizin de ondan geri kalır yanınız yok.

napalım, aynı sitede takılıyoruz madem katlanacağız size de.
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 13:26

merve k. hanım bakın yazarın 120 filmi ile ilgili olan yazısını okumussunuz. sanırım bütün yazaılarını okumuşsunuz neredeyse yazarın.. neden diye soruyorum bende nu noktada neden beğenmediğiniz halde bu kadar sıkı bir takip..hem yazarı uslubundan dolayı eleştiriyosonuz beğenmiyorsunuz hem okumaktan kendinizi alamıyosunuz.. bu çelişklili tavrınız zaten beni bu kadar yorum yazmaya iten..
daha öncede sormuştum zorlamı okutuyorlar diye hala cevabımı alamadım.yoksa sizi zorlayan bir açık yakalamak gudusumu sadece ?
Yazan : merve k.          02.11.2009 - 13:39

sanırım bazı şeyleri ayırmakta fayda var. ben bu siteye seviyeli olduğu için kaydoldum ve sıkılmadan yayınlanan bir çok şeyi okuyorum. çünkü yayınlanan şeyleirn okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. sanırım siz burada ıvır zıvır şeylerin olduğunu düşünüyorsunuz, ki buna saygı duyarım. sizin gibi yargılayacak değilim. yazarların hepsini okuyorum. hatta bir süredir yazılar güncellenmiyor diye defalarca mail yazdım hepsine.

ayrıca o kadar gülünç şeyler yazıyorsunuzki. neden kıskanayım ben yazarı ya, allah allah.. sadece okuyup fikirlerimi yazıyorum altına. ksıkansam site yönetimine başvurur yazar olmak istediğimi söylerdim.

son olarak ben tarzını kırıcı bulsam da okumaya devam edeceğim. siz de benim yorumlarıma alışsanız iyi olur. çünkü daha çoook okuyacaksınız!!
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 13:59

merve hanım bakın bir gazetede dergi veya bir sitede onlarca yazar olabilir. hepsinin uslubu size hoş gelecek, hepsi sizin telinize göre çalacak diye bir kaide yok. hepsini yüzde yüz benimsemeniz gerekmiyor. sizin beğenmediğiniz bir uslubu bir diğer okur beğenebilir. benim size ta başından beri anlatmaya çalıştığım böyle hor bir tavırla eleştiri yapılamayacağı..yoksa elbette eleştiri olmalı ama saygının tükendiği yerde sanatında sinemanında bir anlamı olmaz. bir dusunun siz böyle bir yazı yazmış olsanız size aynı şekilde bir tavır ortaya konsa size ne dusunursunuz. tekrar ve ısrarla söylüyürum yorum hoyrat bir mecra alanı değil. yorumunuzla bir tuglada size koyabiliyorsanız yada bir fikirde siz beyan edebiliyorsanız bir anlam kazanır..
yorum yazarın şeytan misali taşlandığı bir mecra değil..
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 14:03

birde eğer yazarın yazılarını ıvır zıvır olarak nitelendiriyorsanız bunu ıvır zıvır bir lisanla seviyesizce ortaya koymak doğrumu peki ? eğer böyle bir şikayetiniz varsa sitenin yöneticilerine daha seviyeli bir uslupla bildirebilirsiniz. Size yapılan bir saygısızlığa sizde saygısız bir usluplamı karşılık veriyorsunuz. Tekrar söylüyorum sinemadan önce sanatdan önce insanı insan yapan saygı sevgi ve hoşgörü gelir..
Yazan : merve k.          02.11.2009 - 14:18

en doğrusunu siz ve kutsadığınız yazarlar bilir. pes ediyorum..
Yazan : bilalkurt          02.11.2009 - 14:37

merve hanım güreş yapmıyoruz pes etmenize gerek yoktu.. bu kadar yazdıgım yorumu miğferinizi cıkarmadan okumayaçalıştıgınızdan hiç anlayamışsınız. neyse uzatmaya gerek yok..
konuyu uzatarak verdiğim rahatsızlıktan dolayı yazar ve tüm okurlarından özür diliyorum..
Yazan : merve k.          02.11.2009 - 14:42

inanamıyorum. şaka gibi.. size elini veren kolunu kaptırıyor.! bir yorum yazdım şu başıma gelenlere bakın.. bu kez susuyorum yeminle. tek laf etmicem. allahım sabıırr.!
Yazan : doublewin34          03.11.2009 - 20:31

çok güzel bir yazı olmuş. zaten tv'deki dizilerin alayına uyuz oluyorum. Betül hanımın yazdıklarının 10 katını ben söylüyorum. Ama içimden:)
Tüm Hakları Saklıdır. Portal Yazılımı A.Fatih UYLAŞ