Hülya Koçyiğit Metin Erksan sette genç oyuncusunu köylülerin arasına salıverdi. Hülya bir süre sonra onlardan biri gibi olunca Erksan onu kamerasının önüne aldı... Ve başrollerini Erol Taş ve Ulvi ile çevirdiği bu film ülkemize "Altın Ayı" ödülünü kazandı
Suat Köçer, ‘Belki Şehre Bir Film Gelir’ isimli yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıktı. Köçer, son on yılın Türk filmlerine dair eleştirilere yer verdiği kitabında ilginç tespitlerde bulunuyor.
Kısa filmci Bedir Afşin, Taksim’de GBT kontrolü esnasında kendisinden kimliğini isteyen polisler tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığını iddia etti. Genç sinemacı, polislerin ‘Nerelisin’ sorusuna ‘Malatyalıyım’ cevabını verince, sen bizim için potansiyel suçlusun’ dediklerini söyledi. Afşin’in İHD’de yaptığı basın açıklaması şöyle:
Sabah Gazetesi yazarı ve sinema eleştirmenlerinin duayenlerinden Atilla Dorsay, gazetedeki köşesinde okuyanları şaşkına çeviren ifadeler kullandı. Küçük bir kıza tecavüz ettiği iddiasıyla başı dertte olan dünyaca ünlü yönetmen Roman Polanski’nin yargılanması olayına değinen Dorsay, ‘tecavüz etmiş olabilir ama hayatımıza kattığı güzel filmleri hatırlayıp yumuşamamız lazım’ dedi. Dorsay, olay karşısında yumuşamayanlara da tavsiyede bulundu: ‘Sinemaseverlikten istifa etsinler!’
Türkiye'de gerçekleştirilen en iddialı drama belgeseli olan Ustalar Alimler ve Sultanların çekimlerine Kayseri’de başlandı. Etkileyici sinema ve sanal gerçeklik teknolojisi prodüksiyonuyla bugüne kadar Türkiye'de gerçekleştirilen en iddialı yapımlardan biri olan Ustalar Alimler Sultanlar’ın çekimlerine Kayseri’de başlandı.
Bu yıl 63'üncüsü kutlanan Locarno Film Festivali'nin ana yarışma bölümü, Concorso Internazionale'de yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu'nun yaptığı Saç adlı film yarışıyor.
Röportaj
Uğur Yücel: Belalı işlere Talibim
25.01.2010 - Röportaj: Gülenay Börekçi
"Bu yaşımda öğrenmeye başladım nasıl yaşamam gerektiğini. Kendime bakmam. Şu bedene etmediğim kalmadı. Kendimle rakibim sadece. Serseri ruhluyum, basıp gitmeyi, uzun zaman yok olmayı seviyorum. Oğlum olmasa çok çabuk dağılırdım. Bir de kendime değer vermem, övünecek yanım azdır. Yakında tamamen çekileceğim ortalıktan. Mütavazı bir yaşam ve küçük beklentilerle film yapacağım günü şimdiden özlüyorum."
Her zaman olduğunca yönetmenler, ne yapacağını asla 10 yıl önceden bilemiyor (burada 1 filmi 10 yıl sonra çekmeyi planlamak kastedilmiyor, yaşamının varoluş aksisini on yıllar ölçeğinde bükmek kastediliyor).
Ev, iş, araba, sevgili de anlam bulmaya çalışanların aksine eksik bir şeyler daha vardır ki bu da duygu yitimidir. Böylelikle kahramanımız, izlediği dramın ta kendisi olur.
Tarantino filmlerindeki zekânın Stewart’ın Kıyamet Melekleri’nde esamesi okunmuyor. Olay örgüsü ve kamera kullanımı 3.sınıf Amerikan filmlerindeki gibi. Bilgisayar efektli sahneler filmi kurtarmaya yetmemiş.
Natuk Baytan ile Kemal Sunal'ın ekol haline gelen her filminde de bir çok ayrıntı vardır. Karakterlerin isimlerinden profillerine, olayları algılayışlarından, totem anlayışlarına kadar birbiriyle ilgili bir çok bağlantı vardır.